Alsancak’tan
metroya binmiş ve ineceğim istasyona gelince, önce yağmur sürpriziyle, ardından
Burhan GÖRKEN’in telefon sürpriziyle karşılaşmıştım (25.03.2016). O telaşla bulduğum bir saçak altında onu
dinlerken, heyecanlı sesiyle yağmurun gürültüsünü bastırıyordu Burhan. “Abi!”
diyordu, “Siz,şair Mürsel ADIGÜZEL’i tanıyor musunuz?”
Yağmur
ve telefon sürprizinden sonra, işte bir sürpriz daha...
“Nasıl
tanımam Burhan’cığım? Kusura bakma ama asıl sen nereden tanıyorsun diye
soracağım yani!.” dedim... ve ekledim: “Mürsel ağabeyle aynı öğretmen okulundan
mezun olduk. Bizim üst devreden, iyi yürekli ve unutulmaz bir ağabeyimizdir. O,
1966-67 öğretim yılında, ben 1969-70 öğretim yılında mezun olduk. Yani
Burhan’cığım, dikkatini çekerim, yarım yüzyıl öncesinden söz ediyorum. :)” diye
sözümü sürdürürken, yeni bir sürprizle daha karşılaştım. Etti mi sana dört:
“Sevdakâr
abi” dedi Burhan. “Mürsel ağabey de sizi unutmamış ki, ‘Karapapaklar ve
Öykülerim’ adlı yeni kitabında sizden de söz etmiş. İsminiz geçince heyecan duyduk.
Soyadınızı yazmamış ama siz olduğunuzu sorup öğrendim. İmza günü vardı. Kitabı imzalatıp size göndereceğim, adres verir misiniz?”
diye de sordu.
