4 Eylül 2014 Perşembe

Sevdakâr ÇELİK *yazısı* “BİR ŞİİR KİTABINA DOKUNMANIN HAZZI”




 Karikatürist_Şair Osman Yavuz İNAL'ın "HAŞLAMALAR-TAŞLAMALAR"  adlı şiir kitabının, FENAMİZAH dergisinin özel eki biçiminde ve dijital ortamda yayımlandığını MİZAH VE ŞİİR Dostlarına duyurmuştuk. (25 Temmuz 2014 Cuma_ http://mizahvesiir2.blogspot.com.tr/2014/07/fenamizahtan-e-kitap-haslamalar.html )

İNAL'ın birbirinden güzel şiirlerinin yer aldığı bu sevimli kitabının kapak ve diğer tasarımlarının albenisi, yapıtın etki gücünü artırıcı bir nitelikteydi. Oldukça sevimli ve şirin bir eser çıkmıştı ortaya. “Hatırşinas bir şaire de böylesi bir kitap yakışırdı zaten.” denecek denli bir zenginliğe sahipti işbu eser.

Yüreğimizde iyi duygular oluşturan bu eserinden ötürü sevgili dostumuz Osman Yavuz İNAL kutlarken –3. kişilere şaşırtıcı bir ifade gibi gelse de- asıl ve daha çok mutlu olan biz dostlarıydık. (...ne de olsa bir dost kitabıdır ve içimizin aydınlanması kaçınılmazdır aslında.)

... Yeri gelmişken, bu sevincin bize başka ilhamlar verdiğine de kısaca değinelim bari:

Yavuz’un, karikatür çalışmalarından bildiğimiz “Kuşlar”ı  vardır örneğin. Sevimli mi sevimli şeylerdir bunlar. Konuşacakmış gibidirler ve sanki söylemek istedikleri bir şeyler vardır ve terbiyeleri gereği öyle pat diye söze girmiyorlardır. Sanki bu kuşlar, karikatürü tamamlayan basit öğeler olmanın ötesinde şeylerdir. “Kuş olsun, iş olsun.!” mantığıyla çizilmiyorlardır sanki. Karikatürde esas konu bambaşkaysa ve diyelim ki o sevimli kuşlar da “hasbelkader”  o sayfaya çizilmiş ise, asıl işlev sanki gelip onların üzerinde toplanıyor... (Nedendir bilinmez, bu gibi bir hisse kapılabiliyor insan.)

*

İşte bu sevimli “Kuşlar”, Yavuz’un  "HAŞLAMALAR-TAŞLAMALAR"  adlı eserinde de karşımıza çıkınca, “ilham” dedikleri o şey –şaka değil- kapımızı çaldı ve oturup karikatürle hallettik meseleyi. :) Belirtmeye çalıştığım da o ya.!. Bu kuşlar sanki kuş değil, başka bir şey azizim.!.  (...Amacım şu ki, İNAL’ın bu konuya ilişkin özel bir gayret göstermesi ve bu sevimli kuşlara karikatürlerinde sık sık rol vermesi... )

...ve

...ve bugün (03.09.2014) kitaplığımıza bir yeni KİTAP, sevincimize de yeni ve katmerli sevinçler katılmıştır. Sağ olsun ki sevgili İNAL, şiir kitabının -dostları için hazırladığı -bir özel baskısını bizim için de imzalayarak / İstanbul’dan  –kargo ile- ulaştırdı ellerimize.

Sevincimizin içinde; içten bir dostluğun sıcaklığı kadar, değerli dostumuzun o sevimli şiirlerini -bir kitaba dokunarak- okumanın hazzı da var.

Bu emsalsiz armağan için teşekkür etmek yetersiz kalır.

Ellerin dert görmesin.!.

Sağ ol sevgili Yavuz.!.

Sevdakâr ÇELİK_

03.09.2014

***  

 Osman Yavuz İNAL

1960 İstanbul doğumlu.
İ.İ.T.A Siyasal Bilimler Fakültesi Siyaset ve Yönetim Bölümü´nden 1981–82
öğretim yılında mezun oldu.
Bugüne kadar banka ve finans şirketlerinde önce müfettiş daha sonra da
yönetici olarak çalıştı. Osman Yavuz İnal halen bir teknoloji şirketinde
yönetici olarak çalışmaktadır.
1978 yılından beri karikatür çiziyor. Çivi, Çarşaf, Fırt ve Gırgır dergileri ile
bazı gazete ve sanat dergilerinde karikatürleri yayımlandı.
2001 yılından sonra karikatür ve şiir çalışmalarına ağırlık verdi.
Ülke çapında yayın yapan bir gazetenin Antikriz ve Söz Market mizah
sayfalarında, Çimdik isimli köşede karikatürleri yayımlandı. Yurt içinde bir
çok toplu karikatür sergisine katıldı. Ayrıca Taşlamalar Haşlamalar başlığı
altında mizahi şiirleri yayımlanmaktadır.
Evli ve bir çocuk sahibi olan Osman Yavuz İnal,
Karikatürcüler Derneği üyesidir...
**

Osman Yavuz İNAL ....şiirlerinden seçmeler......

DEĞER
Değer,
Savaşmaya değer.
Çorak arazilerde,
Taşlı tarlalarda
Yaşayacaksa eğer
Bir tane papatya.
Ve nefes aldırabilirse
en yorgun halinde
bir uğurböceğine...
Değer,
Savaşmaya değer...
*
KAFES
Kafesin içinde kuş
Kuşun içinde özgürlük
Özgürlük iki kanat gücünde...
Kafes oyunu bozuyor
Uç uçabilirsen...
*

ÜST DÜZEY YÖNETİCİ
Onu bildim bileli
Hep üst düzey yöneticiydi.
Şirket içi çekişmeler,
Toplu sözleşmeler,
Enflasyon, devalüasyon,
Kur farkları, işçi hakları…
Hayatında hep çözeceği
Üstesinden geleceği
Problemleri vardı.
Güneşin doğuşunu, batışını izleyemediğini,
Çocuğunun doğum gününü kaç defa hatırlamadığını,
Kazandığı parayı, harcayacak tatil planını yapamadığını,
Biliyordum.
Şimdi “bir dükkân açmış” diye duydum.
Aradım, “ çok mutluyum”
“Çeşit yok, tek kaşarlı tost satıyorum” dedi.
*

İNSANLIK
İki yakam
Bir araya gelmez
Bırak yakamı
Bırak yakamı İNSANLIK.
*

KÜFÜR
Oğlum,
Şu gurbetliğe bir küfür etsene
Memleket havasında olsun... 

Hiç yorum yok: